Türkçe | Deutsch  
   
 
  Site içi arama
 
   
 Menü
[ »» Okul Öncesi Gelişimi ] :              
OKUL ÖNCESİ GELİŞİMİN, OKULA BAŞLAMADA VE OKUL/ÖĞRENİM YAŞAMINDAKİ ÖNEMİ

OKUL ÖNCESİ GELİŞİMİN, OKULA BAŞLAMADA VE OKUL/ÖĞRENİM YAŞAMINDAKİ ÖNEMİ

 

Dr. med. Mehmet Çelikel

ÖĞRENMEK YANİ BİRŞEYİ KAVRAMAK VE HAFIZADA TUTMAK İÇİN ÖNCE ONU ALGILAMAK GEREKİR!!! *

Öğrenme ve Gelişim bozukluluğunun ana nedeni, Algılamak bir başka deyişle İdrak etmek için gerekli olan Duyu Organlarındaki işlevsel bozukluklardır. Yani dışarıdan alınan uyarılar algılanamıyor, ya da algılanan şeyler işlenip doğru tepkiler sağlanamıyorsa gelişim, öğrenme ve duygu (emotion) bozuklukları kaçınılmazdır.

Batı ülkelerinde yapılan araştırmalar her %10-20 çocukta gelişim ya da öğrenme bozukluğu olduğunu göstermiştir.

Kaba ve ince Motor gelişimi, Konuşma, kendi vücudunu algılama, vücudun ve ortamın oryantasyonu, yapılan uğraşıda süreklilik, Konsantrasyon yeteneği, okuma, yazma ve matematiksel beceriler sıkı sıkıya algılama yeteneğiyle bağıntılıdır. Beynin duyu organları tarafından alınan bilgileri ayrıştırması, hafızaya kaydetmesi, tanıması, yorumlaması, ayrıştırılıp yerleştirmesi, gereksizlerin engellenmesi ve uygun bir reaksiyonla cevaplaması için Duyu organlarının uyumu gerekir.

Çocukta Algılama Sisteminin gelişimi:

Algılama sistemimiz yedi duyu organından oluşur. Bu Duyu organları vasıtasıyla vücudumuz ve çevremizden aldığımız uyarıları alır ve işleriz. Bunları:

A: Yakını Algılayan Duyu Organları (uyarıları vücut kontağıyla algılama)

B. Uzağı Algılayan Duyu Organları (Vücuda temas etmeden algılanan uyarılar)

A-Vücut temasıyla yakını algılayan Duyu Organları:

1- Tast ederek ya da dokunarak algılama (Taktil Duyu Organı)

2- Konum ve hareketle algılama (Kinestetik/hareket Duyu Organı)

3- Dengede durabilme (Vestibuler Duyu Organı)

4- Tad, lezzet algılaması (Gustatorik Duyu Organı)

Vücudun direkt teması olmadan uzaktan algılayan Duyu Organları

1- Görerek algılama (Optik/Visual Duyu Organı)

2- İşiterek algılama (Auditif Duyu Organı)

3- Koklayarak algılama (Olfaktorik Duyu Organı)

Bu Duyu Organlarının bozulması ya da engellenmesi sonucu; konuşma (dil gelişimi) ve ifade etme yeteneği, çocuğun bulunduğu ortamı ya da konumunu algılayabilmesi, Konsantre olabilmesi, hafıza, motor fonksiyonları, okuma yazma, matematiksel düşüncesi ya bozulur ya da engellenir. Bu sensöriyel uyum bozuklukları ayrıca, çocuğun Kişilik gelişiminin yanında Duygulanım ve özgüven bozukluğuna da neden olur.

Duyu Organlarının Görevleri ve İşlevsel Bozuklukları

A; 1- Tast ederek ya da dokunarak algılama Duyusu (Taktil Duyu Organı/Dokunma Duyusu): Derimiz en büyük sensöriyel organdır. Basınç, Dokunma, çekme, titreşim, ısı

vb. durumları algılar. Duyu reseptörleri derimizin üstünde farklı yerlerde farklı sıklıkta bulunurlar. En sık parmak uçları ve dudaklarımızda bulunurken en az reseptör üst kol, üst bacak ve sırtımızda bulunur. Bu nedenle Dudaklar ve parmak uçları dokunarak hissetmede çok hassastır. Taktil Duyu Organı en erken olgunlaşan bir Duyu Organıdır. Hamileliğin 8. Haftasında başlar ve Bebekliğin 2;5 yaşında tam gelişir. Süt bebeğinin vücut kontağından hoşlanabilmesi için taktil duyu organının sağlıklı olması gerekir. Taktil Duyusu gelişmiş bebek kendini huzurlu, emniyette ve mutlu hisseder. Cisimlerin yüzeylerini ve sınırlarını ayırt eder ve şekillerin özellikleriyle farklılıklarını algılamayı öğrenir. Vücudumuzu ve onu uyaran dürtülerin yerlerini belirleyebilir ki, böylece vücudumuz hakkında bilgi sahibi oluruz. Taktil Duyu ile a- Vücudumuzun şekli ve Motorik planlamadaki zorluklar; b- Hiperaktflik ve c- ses ya da kokulara aşırı reaksiyon, ilintilidir.

Taktil Duyu Fonksiyon Bozuklukları: Genellikle derilerine dokunulan yeri örneğin ellerinin dış kısmına, belirlemekte zorlanırlar. Vücut algılamaları bozuktur. Vücutlarına dokunan uyarıyı hoş olmayan, ağrı verici kötü olarak algılarlar. Bu nedenle:

- Çocuk yükseğe kaldırılmayı, kendine sarılınmasını istemez.

- Çocuk kendine dokunulmasını ya da okşanmayı sevmez.

- Diğer çocuklarla vücut kontağı gerektiren oyunları sevmez, yalnız oyunları tercih eder.

- Başka çocuklara sürtünmemek için sırada en sonuncu olmayı tercih eder.

- Kollarına, bacaklarına ve yüzlerine dokunulunca kızgınlıkla tepki verirler.

- Yanına başkası yaklaşınca strese girerler

- Tutkal, Kil, Kum parmak boyası gibi materyallere dokunmayı sevmezler

- Tırmalayıcı, batıcı kazak gibi giysileri sevmezler yumuşak, serin pürtüksüz giysileri tercih ederler

- Yıkanmayı, tırnak ya da saç kestirmeyi sevmezler. Yüz yıkama alışkanlıkları yoktur.

- Ağrı hisleri ya çok aşırı yada azdır. Yani ağrıları ya abartırlar ya da dayanıklıdırlar.

A-2 Konum ve hareketle algılama (Kinestetik Duyu Organı): Uzuvlarımızın birbirleriyle

uyumunu, Hareketlerimizin hızını ve yönünü, kuvvetimizin dozunu Kinestetik Duyu ile algılarız. Kinestetik Duyu Taktil ve Vastibular duyusuyla beraber gelişir ve vücut şeklimizi yönlendirir. Vücudumuzun yapısını, sınırlarını, konumunu ve Organlarımız arasındaki ilişkileri ve organlarımızın hareketini Kinestetik Duyu ile organize eder. Kinestetik Duyu ile:

- Uyumlu, hızlı hareket etmeyi

- Daha önce yapılan hareketlerin hafızada tutulmasını ve otomatik hareket etmeyi

- Hareketlerimizi planlamayı

- Sesleri çıkarmayı ve sesler arasındaki farkı

- Uygulayacağımız gücün dozunu

- Vücut Şemamızın gelişimini

- Formları algılama yeteneğimizi

- Konumumuzun oryantasyonunu

- Salgılarımızın özellikle salyamızın kontrolünü

- İnce motor gelişimimizi yani Garafmotor dediğimiz yazı yazma yeteneğimizi Kinestetik Duyu ile geliştiririz.

Kinestetik Duyunun yetersizliği veya bozukluğunda: Vücudumuzu algılamamız ya da his etmemiz, hareket yeteneğimiz ve organlarımızın uyumu bozulur. Böylece çocuk:

- hareketlerin hafızaya kaydı ve planlayarak hareket etme yeteneği bozulur

- Resim boyarken taşırılır, yazarken harflerin büyüklüğünü orantılamakta ya da bir çizginin üzerinde yazmakta zorlanırlar

- Kalem ya da fırçayı tutarken parmakları çok sıkar ve çabuk yorulurlar

- İnce Motor sorunlar sürekli görülür

- Komplike hareketleri öğrenmek zorlaşır. Merdiven çıkmak, Bisiklet sürmek ya da ayakkabının iplerini bağlamakta zorlanırlar

- Boyarken, yazarken veya bir şeyi keserken çalışma tempoları yavaştır

- İçinde bulundukları konumlarını algılama bozulmuştur

- Konumlarını algılamakta zorlanırlar. Saklambaç gibi oyunlarda başarısızdırlar

- Görmeden (Ör. Bir bezin altında) eşyaları test etmeleri ve şekillerine göre tasnif etmeleri zorlaşmıştır.

- Mimikleri yok denecek kadar azalmış, ağız hareket yeteneği ve istenilen sesleri çıkartabilmeleri zorlaşmıştır.

- Tunuslarını ayarlayamazlar ya Hypo ya da Hipertonusları vardır

- Vücut şekillerini düzgün tutamazlar

A-3 Dengede durabilme (Vastibuler Duyu Organı): Denge Organı iç Kulaktadır. Görevi vücudun konumu, pozisyonu yönü ve hareketliliği hakkında beyne bilgi vermektir. Vücudun dengede kalmasını, konumunun bulunan ortama oryantasyonunu, ve yürürken, koşarken, sıçrarken düşmeden dengede kalmayı sağlar.

- Normal hareket için çok önemlidir

- Beyne vücudun şekli, konumu ve her türlü hareketini bilgilendirmek

- Hareket esnasında düşmemeyi sağlamak

- Kafanın konumunu vücuda uygun şekilde tutabilmek

- Bulunan bölgeyi algılayabilmek

Vastibüler sistem; Göz –Ense kaslarıyla, visual ve auditif Sistemle ve Limbik sistemle ilintilidir.

Vestibular Duyunun yetersiz yada bozukluğunda: Diğer gelişim organları da olumsuz etkilenir, örneğin Vücudun koordinasyonu ve genellikle göz kaslarının kontrolü, auditif algılama, visual algılama ve el-göz koordinasyonları gibi.

Bu çocuklar:

- Vücutlarını dengede tutmakta (tek ayak üstü durma, seksek yapma, hoplama gibi) zorlanırlar.

- Hantal – beceriksiz olup, tökezler ya da sık sık düşerler

- Karın üstü yatıp kol kafa ve bacaklarını kaldırmakta zorlanırlar

- Gözler kapalı işaret parmaklarını birbirine değdirmekte zorlanırlar. El göz koordinasyonları bozulmuştur

- Bulundukları yeri algılanmakta zorlanırlar

- Göz kaslarını kontrol etmekte, hareket halindeki (kafayı çevirmeden) cisimleri gözleriyle takip etmekte zorlanırlar

- Dil gelişimleri genellikle yavaştır, kelime hazineleri zayıftır.

- Akustik dikketleri yetersiz olup unutkandırlar

Vestibular Sistem yetersizliklerinde çocuk denge duyusunu sitimule edebilmek için sürekli hareket eder, yerinde duramaz sallanır, kısaca hiperaktifdir. Bu çocuklar tehlikeyi fark etmekte zorlandıkları gibi gözünü budaktan esirgemezler. Eğer Vestibular sistem aşırı duyarlı ise; bu çocuklar da yerlerinden pek hareket etmek istemezler, sürekli düşme korkuları vardır, kendilerini emniyette hissetmek için annelerinin ya da eğiticilerinin yanından ayrılmak istemezler. Salıncak gibi hareketli oyunları sevmezler. Tırmanamazlar yükseklik korkuları vardır. Çok hareketli oyun oynayan çocukların arasına katılmaktan kaçınırlar. Yüksekten atlamaktan korkarlar. Merdiven çıkarken korkuluğa tutunurlar. Bu çocukların sürekli düşme korkuları vardır (Hipoaktif çocuklar).

Ayres’e göre Taktil- Kinestetik ve Vestibular Duyu bozuklukları:

a- Vücut şeklimizin ya da vücut oryantasyonunun bozulması

- Adam çizme testi yaşına uygun değildir (bkz. Adam Çizme Testi http://www.ekhopsikoterapi.com )

- Vücudumuzun bölgelerini, organların adlarını göstermek ya da adlandırmakta zorlanırlar.

- Boyarken ya da yazarken orta yeri aşamazlar

b- Planlı hareket edememe (Dispraxi): Planlayarak belirlenen hedefe gidebilmek. Bu yeteneği gelişmemiş çocuklar:

- Genellikle aynı oyuncakla aynı şekilde oynamayı tercih ederler

- Çatal-Bıçak, makas ve çekiç gibi aletleri kullanmakta zorlanırlar

- Tek başlarına giyinmekte ve ayakkabılarını bağlamakta zorlanırlar

Dispraxili çocukların hareket hafızaları olgunlaşmamıştır. Otomatik ya da spontane yapılan hareketlerde zorlanırlar. Bir hareketi birçok kez tekrar etmeleri gerekir ki, onu öğrenebilsinler. Matematik işlemleri kavrayamazlar.

c- Bulunduğu yeri ya da konumunu algılama bozukluğu:

- Sık sık eşyalara, köşelere çarparlar

- Bir şeyin uzaklığını tahmin edemezler

- Bazı çocuklar ters okurlar Örneğin: Can yerine Nac okurlar

- Pazıl (Yap – Boz) oyununu yapamazlar

- Tanıdık bölgelerde de oryante olmakta zorlanırlar.

- Bir yerden başka bir yere gitmekte şaşırırlar.

- Oryante olamadıklarını bildiklerinden yabancı yerde kalmaktan korkarlar.

- Bulundukları ortamı, odalarındaki mobilyaları,yada eski evlerini değiştirmek istemezler

- Eşyalarını düzenli tutmakta ya da tekrar bulmakta zorlanırlar.

- Gözleri kapalı bir hedefi tutmakta zorlanırlar. Körebe oyununu sevmezler

- Labirent oyununda zorlanırlar.

yazının devamı için tıklayınız

 
 
 
Site üzerindeki tüm yazı, makale ve içerikler Ekho psikoterapi'ye aittir. İzinsiz kopyalamak yasaktır. Tüm hakları saklıdır.